Mustafa Deniz'in, 2009'a kadar Jandarma'da çalıştığını açıklanması, esrarengiz cinayetleri daha da karmaşık hale getirdi.
JİTEM kurucularından Binbaşı Cem Ersever'in sağ kolu olan itirafçı Mustafa Deniz'in, 18 Mart 2009'a kadar Jandarma'da çalıştığının açıklanması esrarengiz cinayetler zincirini daha da karmaşık hale getirdi.
1 Kasım 1993'de Ankara'nın Polatlı ilçesinde bir ceset bulunmuş ve bu cesedin Deniz'e ait olduğu açıklanmış, kardeşi tarafından da teşhis edilmişti..
Ancak 17 yıl sonra Jandarma Genel Komutanlığının, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği yazı durumu değiştirdi. Hakim Albay Gazi Koçer imzasıyla gönderilen yazıda, Mustafa Deniz'in Jandarma İstihbarat Komutanlığı bünyesinde, 12 Nisan 1992 ile 18 Mart 2009 arasında memur olarak çalıştığı vurgulanıyor.
GÖZLERİ BAĞLANIP İKİ KURŞUN
Binbaşı Ersever ile Mustafa Deniz ve Ersever ile birlikte çalışan Neval Boz'un cesetleri 1 Kasım 1993 günü Ankara yakınlarında üç ayrı noktada bulunmuştu. Deniz'in ölümüne ilişkin tutanağı dönemin Ankara DGM Savcısı Kemal Ayhan düzenledi. "Olay 2" başlığıyla yer alan tutanakta şöyle denildi:
"1 Kasım 1993 günü saat 16.00 sıralarında Ankara Polatlı İlçesi Alçı Köyü Kayabaşı mevkiinde kimliği tespit edilemeyen ve ateşli silahla gözleri ve elleri önden bağlı vaziyette vurulmuş bir erkek cesedi bulunmuş, cesedin 35-40 yaşlarında, 1.70 cm boyunda 65 kg ağırlığında, siyah bıyıklı, koyu kumral saçlı, esmer tenli olduğu görülmüştür. Başın sağ tarafında ve sağ göz üzerinde kurşun izi vardır. Şahsın üzerinden bir miktar madeni para, bir adet belediye otobüs bileti ve gözlükten başka kimliğini belirleyecek eşya çıkmamış, olay yerinde 38 kalibre mermi çekirdeği bulunmuştur''
KARDEŞİ TEŞHİS ETTİ
Ceset hastane morguna kaldırılırken, aynı günlerde Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat eden Mehmet Deniz adlı Ağrı doğumlu bir kişi, hastanedeki cesedin kardeşi olduğunu belirterek teşhis etti. Mehmet Deniz ifadesinde, kardeşinin PKK'ye katıldığını 6 yıl sonra ayrılıp, pişmanlık yasasından yararlandığını söyledi ve 6 ay cezaevinde kaldıktan sonra devlete hizmete başladığını anlattı. Ceset de Manisa'da oturan Mehmet Deniz'e teslim edildi.
ÜÇ İHTİMAL VAR
Bu karmaşa Mustafa Deniz olayında üç ihtimali gündeme getirdi. İlk ihtimal zayıf olmakla birlikte Mustafa Deniz'in yaşadığı ve başka bir cesedin gömüldüğü biçiminde... Ancak, 17 yıldır bu durumun ortaya çıkmaması zor görünüyor. Kardeşinin yanılış teşhis yapabileceği de düşünülmüyor.
İkinci ihtimal ise aynı isimle jandarmada çalışan ikinci bir personel vardı ve bu durum karmaşaya yol açtı. Üçüncü ihtimal de, Mustafa Deniz öldüğü halde personel kaydından düşülmedi ve evrak üzerinde kaydı devam ettirildi. Mustafa Deniz olayı karmaşık hale gelirken, daha önce Yüksekova çetesi olayına adı karışan İtirafçı Kahraman Bilgiç'in de öldüğü açıklanmış ancak daha sonra yaşadığı ortaya çıkmıştı.
http://www.haberdiyarbakir.com/news_detail.php?id=29449